Giriş Formu



Giriş Yap, Yaz

Son Mesaj: 1 yil, 3 hafta once
  • hasan patan : oncelikle hayirli gunler dilerim.bir konuda bana yardimci olmanizi diliyorum.yaz sezonlarinda delikli tas yaylasinda ikamet etmek istiyorum kimlerle konusmam veya iletisime gecmem gerekiyor selamlar
  • Eşkere29 : Tüm hemşerilerimize hayırlı günler diliyorum.
  • Eşkere29 : Tüm hemşerilerimize hayırlı günler diliyorum.
  • edipşaki : Tüm dostlara kolaylıklar diliyorum.
  • Eşkere29 : Sa. Hayırlı Sabahlar, Hayırlı Çalışmalar Güneşli bir İstanbul sabahından tüm hemşerilerimize hayırlı günler diliyorum.
  • murad29 : hayırlı sabahlar bizim site
  • Eşkere29 : Güzel bir Trabzon gecesinden herkese selamlar
  • Eşkere29 : Tüm hemşerilerimizin Kurban bayramını tebrik ediyoruz
  • Eşkere29 : Sa. Hayırlı Sabahlar, Hayırlı Çalışmalar
  • Eşkere29 : Sa. Hayırlı cumalar hayırlı çalışmalar
  • ACS : En son 1yıl önce mesaj yazılmış güncelleyeyim istedim
  • Eşkere29 : Çatalkayadan sevgi ve saygılar
  • Eşkere29 : Tüm hemşehri ve üyelerimizin Ramazan bayramını tebrik ediyorum.
  • Eşkere29 : Sa. Hayırlı cumalar hayırlı çalışmalar
  • Eşkere29 : Sa. Hayırlı Sabahlar, Hayırlı Çalışmalar
  • guldali29 : As Hayırlı Sahurlar!
  • Eşkere29 : Herkese hayırlı iftarlar hayırlı sahurlar
  • Eşkere29 : Sa. Hayırlı Ramazanlar, Hayırlı günler, Hayırlı çalışmalar
  • Eşkere29 : Sa. Hayırlı cumalar hayırlı çalışmalar
  • Eşkere29 : Sa. Hayırlı günler, Hayırlı çalışmalar

Mesaj bırakmak için üye girişi yapınız.

KİMLER SİTEDE

Online Üyeler:
  • 7 ziyaretçi
  • 2 robots
  • [Bot]
  • [Google]
Son Üyeler:
  • hasan patan Send PM
  • nagehan Send PM



Güvenç Abdal ve Taşlıca Köyü PDF Yazdır E-posta
Yazar Kemal KELEŞ   
Pazartesi, 29 Mart 2010 00:28

 

                GÜVENÇ ABDAL VE TAŞLICA KÖYÜ

 

 

             Türkler Orta Asya Bozkırlarında göçebe olarak yaşayan zamana göre Gök tanrıya Güneşe, Aya, Zerdüştlüğe, Şamanizm vb dinlere inanarak hayatlarını devam ettirirlerdi. 750 yılında ezeli düşmanı olan Çinlilerle yapmakta oldukları Talas savaşında Müslümanların Türklere yardımıyla savaşı kazanması sonucu hem Çin akınlarının önü durmuş hem de Türkler İslam?la tanışmış ve kendilerine yakın buldukları bu dine yavaş yavaş geçmeye başlamıştır.

            Orta Asya'da Piri Türkistan olarak bilinen Hoca Ahmet Yesevi'nin Müslümanlığı Türk kültürü ile birlikte yorumladığı tasavvufi anlayışta katarak oluşturmuş olduğu Türkçe ağırlıklı müslümanlık anlayışı Türkler arasında daha çok benimsenmiş olup, Yesevi dervişleri vasıtasıyla Türklere arasında yayılmaya başlamıştır.1071 Malazgirt savası ile Anadolu Selçuklularının Anadolu'yu Bizanslılardan (Rumlardan) alması ile Anadolu?ya Orta Asya'dan gelen Türkler kabileler ve boylar halinde bu topraklara yerleşmeye başlamıştır. Türklerin Anadolu?ya girmesiyle Mevlevi, Nakşibendî, Bektaşi gibi birçok tarikat düşüncesi de Anadolu?ya yayılmıştır. Horasan erenlerinden olan Hacı Bektaşi Veli ise Nevşehir bölgesine yerleşmiş ve faaliyetine başlamıştır. O yıllarda "Rum diyarı" olarak bilinen Karadeniz bölgesine Oğuz Türklerinin Anadolu?daki en kalabalık boylarından olan Çepniler (Düşmanı nerde görürse savaşan) Sinop?tan Rize'ye kadar yerleşmeye başlamıştır. Orta Asya?dan gelen ve oğuzların 24 Türk boyundan biri olan Çepniler Anadolu?ya yerleşmeye başladıklarında o günkü Türk İslam, bugünkü Aleviliği benimsemişlerdi. Karadeniz?in sahil kesiminde yerli Rumlar yaşamaktaydı, iç kesimlerine ise Çepniler yerleşmeye başlamıştır. Hacı Bektaşi Veli Karadeniz?e yerleşen ve Orta Asya?da iken aynı din ve kültürü paylaştıkları Çepni Türklerinin başının boş kalmaması, kimliklerini unutmaması ve dini ibadetlerini yapması için Güvenç Abdalı (asıl adı Halil Nurettin'dir) bu bölgeye göndermiştir.

Hacı Bektaşi Veliden icazet alan Güvenç Abdal bölgenin keşfini yaptıktan sonra coğrafi olarak da uygun bulduğu Kürtün Taşlıca Köyü'ne yerleşmiştir. Burada kendi asası ile mucizevî olarak çıkarttığı ve halen kesintisiz akmakta olan suyun bulunduğu köyümüz Taşlıca merkezine, Tekkesini kurmuş olup, bu tekke vasıtasıyla Karadeniz Bölgesi?ni Türkleştirme ve Müslümanlaştırma faaliyetine başlamıştır.

 Güvenç Abdal Ocağının işleyiş şekli Taşlıca Köyünde kurulan Tekke yoluyla Güvenç Abdalın oğulları ve torunları vasıtasıyla ile devam etmiş eline, diline, beline, aşına, eşine, işine, dinine sahip ol icazeti ile de bölgeye hakim kılınmıştır. Bugünkü Anadolu?da yaşayan Alevilerin en önemli kavramları olan musahiplik, düşkünlük ve dedelik Güvenç Abdal ocağının cemlerinde de yürütülmüştür.

          Belirli bir zaman bu dini hizmeti devam ettiren Güvenç Abdal Piri'nin yanına dönmeye karar verir, çocukları peşine düşer ve Güvende yaylasında babalarını yakalayıp babalarına gitmemeleri için yalvarır, yakarırlar. Önce onlar üzülmesin diye tamam der ancak Pirinin yanına gitmesi gerektiğini düşündüğünden bugünkü Güvende yaylasında temsili kabrinin bulunduğu alanda dumana karışır ve kaybolur gider.(yıl yaklaşık 1290)

          Güvenç Abdal, Hacı Bektaşi Veli Velâyetnamesi?nde, pirinin yanına dönebilen tek derviştir. Her yıl 16 Ağustos?ta anma şenlikleri düzenlenen ve bütün Anadolu Aleviliğinin merkezi olarak bilinen Bugünkü Hacı Bektaşı Veli'nin Mezarının sol yanında eşi ve hizmetçisi ile bulunan, tanınan bir Alevi-Bektaşi erenidir.

          Şeyhlik, müritlik, muhiblik, âşıklık Alevi-Bektaşi inanç literatüründe felsefî kavramlar olarak yer almıştır. Bu kavramlar aynı zamanda Alevi-Bektaşi düşüncesinde dört kapı kırk makam süreci ile oluşan düşünsel yükselişi de ifade eder. İnsan-ı kâmil olgusu ise Alevi-Bektaşi düşüncesinin temel amacıdır. On iki hizmet on iki post örgüsünde tarihsel kimlikleri bağlamında ön plana çıkan Türkmen dedelerinden Hizmet sınıfında literatüre geçmiş olan Türkmen dedesi ise Güvenç Abdal?dır.(Şeyhlik, müritlik, muhiplik ve âşıklıkla ilgili menkıbesi Hacı Bektaşi Veli velâyetnamesinde mevcuttur.)

Güvenç Abdalın Piri?nin yanına dönmesi ile Tekke faaliyetlerine onun oğul ve torunlarıyla devam etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu zamanında ise imparatorluk Hacı Bektaş-i Veli tekkesini resmi olarak tanımasıyla özellikle savaşçı askerlerden oluşan yeniçeriler bu Tekkeye bağlı olarak hüküm sürmüştür. Böylece bu Hacı Bektaşi Veli düşüncesi ve Tekkeleri Osmanlı döneminde resmi olarak kabul edilmiştir. Osmanlı döneminde Karadeniz?in en kalabalık şehirlerinden olan bugünkü Öz Kürtün beldesi Vilayeti Çepni olarak bilinmektedir. Giresun ili ise Kürtüne bağlı nahiye konumundadır. Çepniler özellikle Trabzon Pontus Rumları ile çete savaşları yaparak bunların yıpranmasına neden olmuş böylece 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u fethi kolaylaşmıştır. Trabzon?u alan Fatih Sultan Mehmet Han Taşlıca Köyünde Kurulu olan Güvenç Abdal Ocağı Tekkesini resmi olarak tanımış ve bu ocağa geniş yetkiler vermiştir.

          1514 yılında tahta geçen Yavuz Sultan Selim Anadolu?daki Türkmenlerin dini inanışlarından dolayı Şah İsmail'in yanında yer aldığını ve Şah İsmail'in Anadolu?yu ele geçireceğini anlar. İran Safavi devletinin kurucusu olan, ordusu ve kendisi Türk olan ve resmi dili dahi Türkçe olan Şah İsmail ordusuna Anadolu'daki o güne kadar kızılbaş olarak bilinen Türkmenler katılmaya başlamıştır. Çepnilerde diğer Türkmenler gibi kendisine daha yakın olarak bulduğu Şah İsmail'in ordusuna katılmıştır.1514 yılında Çaldıran da Yavuz Selim ve Şah İsmail arasında yapılan bu savaşta özellikle Sünni Şafi mezhebine mensup Kürtlerin Yavuz Selim'in yanında yer almasıyla Yavuz Selim Han savaşı kazanır. Bu savaş aslında Türk tarihinin dönüm noktalarından biridir. Savaşın sonunda Şah İsmail tarafında yer alan ve kızılbaş olarak bilinen binlerce Türkmen?in kafası kesilmiş, bir kısmı İran?a kaçmış diğer kaçabilenler ise dağların yüksek yerlerine gizlenmiş bir müddet şehirlere inememişler, gizli ibadet yapmaya başlamışlar, haklarında ölüm fetvaları verilmiş ve dini asimilasyon dönemi bu dönemden sonra başlamıştır.

     1826 yılında padişah 2. Mahmut'un Vakayı Vakvakiye (Hayırlı Vaka) olayıyla Hacı Bektaş-i Veliye bağlı olan Yeniçerileri kaldırılmasıyla Bektaşi Tekkeleri kapatılıp yerine o günden bugüne hep devlet yönetiminde hüküm süren Nakşibendî tarikatını desteklemesi Çaldıran savaşı kadar olmasa da ikinci dönüm noktası olmuştur. Yeniçeri ordusunun kaldırılması ile bu ordunun bağlı olduğu Hacı Bektaşi Veli ile Anadolu kızılbaşlığı özleri bir olduğu halde ayrılığa düşmüşler, bu döneme kadar kızılbaş olarak bilinen Bektaşiler tekkelerinin kapanmaması için biz aleviyiz demişler bunun sonucu Alevi -Bektaşi ayrımcılığı ortaya çıkmıştır. Bu günkü farklılıkları Bektaşilik genelde şehirli olarak bilinmekte bu inanışın en önemli kavramı olan musahipliği(eş hariç kardeşlik) kaldırmış dedelik makamını ise seçimle yapılır hale getirmiştir. Anadolu Aleviliğinde ise musahiplik halen devam etmekte ve dedelik soy yoluyla babadan oğla geçmekte ve genellikle köylü kesimi temsil etmektedir.

         Anadolu'da birçok alevi Türkmen isyanı çıktığı halde Karadeniz Çepnileri ile Osmanlı imparatorluğu arasında hiçbir savaş ve problem olmadığı bilinmektedir. İzmit?ten Trabzon?a kadar birçok köy Aleviliğin kendi kurallarından dolayı Ocak olarak Taşlıca Köyü Güvenç Abdal Ocağına bağlı olarak yaşamakta ve halen köyümüzü bu köylerce kutsal kabul edilmektedir.  Seferberlik ve Rus savaşları ile dağılan, birçok göç veren ocak talipleri, Cumhuriyetin ilanı ile de üçüncü ve son olarak Tekkesi ile birlikte resmi olarak kapatılmıştır. Cumhuriyetten sonra gizli olarak faaliyet gösteren ve ocağa bağlı köylerin ziyaret edilmesi ile devam edilmiş olup en son 1990 da İlyas Efendinin Hakk?a yürümesi ile son bulmuştur. Ocak talipleri de tercihini Sünnilikten yana kullanmıştır.

        Ancak köyümüzde Alışıh,Caferşıh ve Hasanşıh olarak üç kardeş olarak bilinen bu ocak sadece Alışıhlı (Güvenç Abdal Ocağı) ailesi ile yürütülmüş olup bütün bilgi ve belgeler bu ailede bulunmaktadır. Kültür olarak ise alevi izleri devam etmektedir. Bugün ise köyümüzden Alışıhlı ailesi de dâhil Karadeniz ve Türkiye ortalamasının çok üzerinde Diyanette imam ve müftü kadrosu bulunmaktadır.

Aslında bir önceki yazımda anlatmaya çalıştığım gibi Peygamber efendimizin ölümünden yaklaşık 200 yıl sonra ortaya çıkan mezheplerin nihayetinde insan yorumu olduğudur. Alevilerinde Sünniler gibi aynı kitaba aynı peygambere inandığı sadece Hz Ali'ye haksızlık yapıldığını düşünerek ayrıca ona ve ehlibeytine (Hz.Ali soyundan gelen) ayrıca sevgi beslediği ve İslamiyet?i tasavvufi olarak Türkçe ve Türk kültürü ile yorumlayan öz Türklerdir.

         Taşlıca Köyü için artık alevilik tarih olmuştur. Ancak bizlerin bu tarih ve kültür'ün devamı için öncelikle Güvenç Abdal'ın Güvende yaylasında bulunan temsili mezarı başta olmak üzere bölgenin en eski mezarlığı olan İkibaca Mezarlığı ve Taşlıca Köyünde halen yaz kış akmakta olan Güvenç Abdal çeşmesinin Kültür Bakanlığının onaylayacağı şekilde proje yapılarak tarihi mirasa uygun olarak yapılmasına (Çeşme için Taşlıca köyü Kanalizasyon ve Su şebeke Sistemi dâhil) bunun içinse Kürtün ilçe başkanlığında aktif olarak çalışan Hüseyin başkanımıza ve muhtarımıza her türlü maddi manevi desteğin verilmesine böylece geçmişimizi yâd edeceğimiz gibi geleceğe de kültür mirası bırakılmış olacaktır.

Bunları halen yaşayan bu neslin yapması en uygun dönemdir aksi halde gelecek nesil bugünkü insanlarımızın çok mu önemli diye bakılan bu tarihine Türklerin Şamanizm inancının nasıl olduğu veya Türklerin Göktürk yazıtlarını aradığı gibi arar dururlar tarihlerinden ders alamadıkları içinde rüzgâr hangi yöne eserse belki de rüzgâra göre yön değiştirirler.

          Not: Bu yazı ile Köyümüzün tarihi ve insanlarımızın inancı ile alakalı yanlış anlaşılabilecek bir durum olması halinde mail veya uyarı yoluyla gerekli düzeltmeler incelenerek yapılacaktır. Güvenç Abdal Ocağının Cemleri, faaliyetleri ve menkıbeleri ile ilgili ocağın içinden özellikle İsmail Hocam veya yetkili birisinin bizleri ve köyümüze bağlı yerleri düzenli olarak bilgilendirmesi sadece bu alanda yazması uygun olacağı görüşündeyim.

 

Perşembe, 08 Nisan 2010 03:05 tarihinde güncellendi
 

Yorumlar  

 
0 #43 Muhammet ÇAKIR 25-08-2014 10:41
bektaşi alevi değildir -güvende şıh-güvenç abdal alevi değildir saygılar.....
Alıntı
 
 
0 #42 Muhammet ÇAKIR 25-08-2014 10:38
bizim aslımız güvende şıh dan geliyor-trabzon-şalpazarı geyikli köyündeniz şıhlu sülalesindeniz.belgeler ve dedelerimiz güvende şıh ın(güvenç abdalın)alevili kle ilgisi olmadığını söylüyor.zaten hacı bektaşi veli hazretleri de alevi değil .aleviler ona sahip çıkıyor.araştırıcıkar alevi olduğu için güvenç abdala alevi demiş olabilir-kesinlikle alevi değil....saygılar.....
Alıntı
 
 
+1 #41 Hasan Ellez 05-05-2014 18:01
Sayın Sezgin Güvendi Giresun,Dereli Alevi köyleri hakkında yazdıklarınız çok ilginç detaylı yazılarınızı nerede okuyabiliriz..
Alıntı
 
 
+2 #40 sezgin güvendi 08-04-2014 22:02
Küknarlı Köyünün Sakarlı Mahallesinde Cem evi olarak "Maslakoğluların ın", Musalıyanı Mahallesinde ise "Musaoğullarının " evinin kullanıldığını 1970 ve 80'lerde vefat eden büyüklerimiz çocukluk anıları olarak bizlere anlatmışlardır.
Küknarlı Köyündeki "Bektaşoğulları" sülalesi ki bunların bir kısmı Dereli Merkeze ve Hisar Köyüne yerleşmişlerdir ; Titirik Köyü'nün adının etrafta taş da olmamasına rağmen, yaklaşık 30 sene önce Taşlıca olarak (Kürtün'deki Güvenç Abdal Ocağı'nın bulunduğu köyün adı ki aynı isimle Fatsa'da da bir Alevi Köyü vardır) değiştirilmesi; Taşlıca Köyünde'ki "Yeniçerililer" sülalesi (2. Mahmud'un Yeniçeri Ocağını kaldırmasından sonra kaçarak Ağasar'a sığınmışlar; oradan da Taşlıca'ya göçmüşlerdir), belki de "Ozan Gezgini" Alevi geçmişin bu güne yansımalarıdır.
Dereli'nin Aleviliğini sürdüren Zırhlıhan ve Saltuk Mahalleleri ve Bahçeli Mahallesinin Orta ve Yukarı kısımları ile sonradan Sünnileşen Kurtulmuş, Küknarlı ve Taşlıca Köylerinin gelenek ve görenekleri arasında 100 yıldan fazla olan bir Sünnileşme tarihine rağmen köylerde yaşayanlar açısından hiç bir fark yoktur.
Çepni Türkleri ve Güvenç Abdal Ocağı üzerine araştırma yapan Araştırmacıları n, Dereli'nin 1400'lerden bu yana Türk yerleşim yeri olan Kurtulmuş Köyü ile Küknarlı ve Taşlıca köyleri ve Zırhlıhan, Saltuk ve Bahçeli Mahalleleri üzerinde yoğunlaşmaları, tarihi aydınlatacak çok ilginç sonuçlara gebedir.
Alıntı
 
 
+2 #39 sezgin güvendi 08-04-2014 21:45
Dereli'nin Zırhlıhan Mahallesi, Bahçeli Mahallesinin üst kısımları ve Çamlı Köyü'nün Saltuk Mahallesi Güvenç Abdal Ocağına bağlı olan ve Alevi'liklerini halen sürdüren yerleşim yerleridir. Bahçeli Mahallesi'nin aşağı kısımları 1980'lerden itibaren sünnileşmiştir.
Ayrıca Dereli'nin 1400'lerden bu yana Çepni Türkleri'nin yerleşim yeri olan Kurtulmuş Köyü, Küknarlı Köyü ve Taşlıca Köyü (eski adı Titirik)eski Alevi köyleridir.
Taşlıca ve Küknarlı Köylerinin günümüzdeki sakinleri günümüzden yaklaşık 160 yıl önce Ağasar'dan buraya yarıcı olarak gelmişler; 1867 yılında Trabzon'da çıkan büyük yangında Tapu İdaresi'nin de yanması sonucu, araziler yarıcıların üzerine kesilerek toprak sahibi olmuşlardır.
Kurtulmuş, Taşlıca ve Küknarlı köylerinin ortak özelliği, bu köylerde "İmamlar/Hocalar" sülalelerinin olmasıdır.
Bunun nedeni 1900 yılında Osmanlı İmparatorluğu Küknarlı, Kurtulmuş ve Taşlıca köylerinden birer çocuğu alarak İstanbul'daki Fatih Medresesi'ne yerleştirmiştir . Fatih Medresesi'nde Sünni eğitimden geçirilen çoçuklar 1910'larda köylerine gönderilerek Alevi halkın Sünnileştirilme si görevi verilmiştir.
1912'de Balkan Savaşı'nın, devamında 1. Dünya Savaşı'nın çıkması nedeniyle erkekler askere alındığından, köylerde yaşlılar ile kadın ve çocuklar kalmış; bu nedenle de Fatih Medresesi eğitimli İmamların (Küknarlı Köyünde Dervişoğlu Şakir Efendi) halkı sünnileştirmesi kolay olmuştur.
Alıntı
 
 
+2 #38 Giresun dereli alevi 16-01-2014 00:59
Süleyman kılıç sende varol inşallah saricaerikteki mezarlık ta abdal mehmet dedenin mezarligina git mehmet güzel yazan mezarının başına otur ve şöyle dua et üç kere kuran kerim yazan kaynayan kazana elini sokan karıştı ran beş vakit namaz (salat) eden dedem de allah senin torunları na bolca coluk çocuk nasip etsin ve hepsini Bektaşi ligi alevileri kandiran Siyonist illimunatici alevi görünüm lu gizli ermenilerin karşı sinda namaz yok diyen sunniler düşman diyen ve kuran da ihtilaf çıkaran kanı bozuklarin karşı sinda birer eren yaren ve mucahid olarak şehid olmalarını dile inşallah ordan emin olabilirsinki sana bir himmet inecek ve ismim lazım deil beni bulacaksın ve aynı yola baş birakicaz kan akiticaz bundan hiç şüphe n olmasın şehitler serdari hz.huseyin efendimizin ordusuna katilicaz inşallah . Allla emanet olun
Alıntı
 
 
+2 #37 Ahmet Tahmaz 28-09-2013 14:21
Eskiden Büyüklerimiz Giresun Kalesi şehitlik Mevkiinde bulunan Kurban Dede'nin mezarına Kırmızı Çaput bağlarlar ve dilekte bulunurlardı ve Kurban Dede'nin de Güvenç Abdal Ocağına bağlı Olduğu söylenirdi.
En son geçen kurban bayramında ziyaret ettiğimde de Kırmızı ipler dolayıp dilek dileyenleri gördüm..Bu ilginç gelenek Orta asya Türkleinden de var..
Alıntı
 
 
+1 #36 Suleyman KILIC 20-08-2013 02:31
Var olun saltuklular Selam Olsun Size
Alıntı
 
 
+2 #35 kenan cag 31-10-2012 16:36
Erdoğan dedem, ceddine rahmet. biz bu yola turabız. siz dedelemizin biz taliplere ışık tutması dileği ile. tüm dedelere niyaz ederim.
Alıntı
 
 
+2 #34 kürtünl 02-10-2012 15:44
er güvence abdalın kürtün taşlıcada olduguna inanmayan gelir keşif yapar elmamdülillah müslümanım alevi değilim ama yaşanmış bir tarih var. Güvende otçu göçünün de onun için yapıldığına inanıyorm fakat er güvenceden hiç bahsedilmiyor evet temsili bir mezar var orda resimlerinide çektim isteyene gönderebilirim .
Alıntı
 
 
+7 #33 SALTUK OCAĞI BİZİM 16-09-2012 03:44
SALAT VE SELAM İLE SELAMÜ ALEYKÜM BİZ GİRESUN DERELİ ÇAMLI KÖYÜ SALTUK MAHALLESİ KÖKENLİ ASLIMIZIN GÜMÜŞHANE KÜRTÜNDEN GELDİĞİ BELLİ OLUP HALA ALEVİLİĞİMİZİ VE MÜSLÜMANLIĞIMIZ I ALLAHIMIZA ŞÜKÜĞRLER OLSUN BOZMADIK FAKAT NAMAZI TERKEDENİ TERKETTİK YOK CAMİ YOK CEM EVİ DİYE FİTNE ÇIKARANI KENDİ MAKAMIMIZDAN REDDETTİK SADECE O KADAR MEHMET ŞIHIN TORUNLARI HALA ALEVİDİR OĞLU FAZLI GÜZEL HALA ALEVİDİR HAC İBADETİNİ YERİNE GETİRMİŞ NAMAZINI NİYAZINI KILAN SALATINI YAPAN BİRİSİDİR VE BENİM DEDEMDİR.... YANİ SUNNİLEŞMEDİK ŞAFİLEŞMEDİK ALEVİLEŞMEDİK VEYA HERNEYSE MÜSLÜMAN OLABİLİYOSAK NE MUTLU BİZE AYRIŞTIRICI OLMAK ALEVİLİĞE SIĞMAZ KİM DİYOKİ CAMİYE GİDİLMEZ BEN ONUN ALEVİLİĞİNDEN ŞÜPHE EDERİM KİM DİYOKİ ALEVİLER HAYİNDİR ONUNDA MÜSLÜMANLIĞINDA ŞÜPHE VARDIR BİLİP BİLMEDİĞİNE KİMSE KONUŞMASSA ÇOK İYİ OLUR ... OCAK BİZİM SOY BİZİM DEDELİK BİZİM VE HALADA BİZİM
Alıntı
 
 
+4 #32 Erdogan Dede 30-07-2012 05:52
Yukarida yapilan aciklama Türk islam sentezine dayali kafatasci bir yaklasimdan ibaret olup,Anadoluda yasayan Erenlerin Türklük,Kürtlük gibi sorunlarinin olmadigi tarihce tesbittir.Anadolu erenlerinin Sercesmesi Pir Hünkari Veli buyururki ibadetinizi anladiginiz dilde yapiniz.Dolayisiyla hermillete ayni nazar ile bakan canli cansiz cümle varliklarin birligini "vahdet-i Mevcud" MEVCUDATIN BIRLIGINI SAVUNAN bir Alevi inanc önderinin Türkcü Kürtcü olmak gibi bir özelligi olamaz.Ecdadim Güvenc Abdalda ayni ögretinin inanc önderidir.Yani "yetmis iki millete bir göz ile bakmayan halk icerisinde müderris olsa dahi HAKK katinda asidir"kelami bizim olmazsa olmazimizdir bu böyle biline...Bir diger husus ise kendisine ben Aleviyim deyip ikrarindan dönen YOL ERKANIMIZDA küstahtir.Asli Alevi olsa dahi kendisi Alevi olamaz.
Saygilarimla.
Erdogan Dede Güvenc Abdal evladi
Alıntı
 
 
+5 #31 Adem dagıdır 30-03-2012 23:12
Herkese saygılar sunuyorum Güvenc abdal araştırma egitim ve kültür dernegi yöneticisiyim Yukarıdaki tüm yazıları okudum ve cok üzüldüm Biz bu konuda bilimsel ve akademik 12 ciltlik bir neşriyat calışması yapıyoruz Çalışma başlayalı 2 yıl oldu 2013 de tamamlanacak vakıflar osmanlı başbakanlık arşivleri tarandı ahkam şeriye sicilleri mmühimme defterleri tahrir defterleri sandıklardancık an şecere ler vs binlerce döküman toplandı kaldıki güvenc abdalın canlı torunlarının yaşadıgı sekizinci kuşak torunları şu anda kürtünde isteyen bizimle irtibata gecer dernek merkezimiz istanbul sancaktepede daha deteylı gorüsmeler yapılabılır saygılar
Alıntı
 
 
+4 #30 Hasan Bektaş 24-02-2012 19:46
Sayın Fatsa, Güneş balçıkla sıvanmaz ki, 2nci Mahmut öleli yıllar oldu.Yeniçeri-Bektaşi ve Ahi Ocaklarına olan yasaklar kalktı. Artık TV dizilerinde bile insanlar Bektaşi Yeniçeri Ocagı mensuplarının kılıç kuşanma/ocağa giriş törenlerini seyrediyor. (Bak.Youtube. Şehzade Musatafa'nın Kılıç Kuşanma Töreni)

Güvenç Abdal Derneği Istanbul Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezinde 11 Subat 2012de Bilimsel bir konferans düzenledi.Bu konferansa Ankara ve Niğde ABD ve Almanya'daki Üniversitelerin den bir çok Prof ,uzman ve Giresun-Ordu-Trabzon-Tokat'daki Güvenç Abdal Ocak dedeleri katıldı ve yüzlerce yıllık Eski Belgeler okundu.Makale yazmadan bu belegeleri ve Prof.ların yazılmış makalaelerini de bir okuyun, veya en azından Giresun,Dereli Merkez Sütlüce Cem Evini ziyaret edin, Güvenç Ocak Mensuplarının atalarından kalan belgeleri inceleyin..
Biliyorsunuz daha düne kadar Giresun'da Alevi yok diyorlardı, şimdi onlar Cem Evi bile kurdular..Bırakalım artık insanlar inançlarını istedikleri gibi yaşasınlar.. Rehberiniz AŞK Olsun.
Alıntı
 
 
-3 #29 mehmet fatsa 12-01-2012 09:24
Güvenç Abdal meselesi maksatlı bir süpekülesyondur . Pontus propagandasında n netice alamayan çevreler, şimdi bölgede kafa karıştırmak için bu zat-ı muhteremin ismi etrafında bir kültür üretmeye ve bölge insanını da bu uydurma kültür ile maniple etmeye çalışıyorlar. Taşlıca köyünün ne zaman kurulduğunu, Güvenç Abdal'ın kim olduğunu yakında bilimsel bir makale ile öğrenmiş olacaksınız. Kirli bilgileri ortadan kaldırmak için hazırlığını sürdürdüğüm çalışmada sona yaklaştık.
Selamlar.
Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile